Prebiyotik Nedir?

Prebiyotik nedir

Prebiyotikler, barsaklarda bulunun faydalı bakterilerin sayılarını ve aktivitelerini takip ederek probiyotiklerin etkisini artırmaya yarayan sindirilmeyen bileşenlere verilen addır. Bakterilerin yediği besinlere denir.

Prebiyotiklerin sindirimi düzenlemek, vitamin sentezi ve mineral madde emilimini artırmak, kolon kanseri riskini ve kolesterolü azaltmak, bağışıklık sistemini güçlendirmek gibi etkileri vardır. Probiyotiklerin barsakta yaşaya bilirliğini ve çoğalma hızını arttırırlar. Bu nedenle prebiyotik ve probiyotiklerin sinerjik etkilerinden faydalanmak için birlikte sinbiyotik olarak kullanılmaları daha iyi verim sağlamaları açısından önemlidir.

Prebiyotik olarak nitelendirilen katkılar; mannanoligosakkaritler (MOS), frukto oligosakkaritler (FOS), alfa-galakto-oligosakkaritler (α-GOS), galaktosil-laktoz, inulin, enzimatik olarak hidrolize edilmiş inulin (oligofruktoz) ve sentetik fruktoz gibi bileşiklerdir.

İnülin

İnulin bir prebiyotik liftir.  Başlıca yararlı etkisi ketosis hastalığını önlemesidir. Buzağıların büyümesi ve barsak sağlığı için çok yararlıdır.  Hayvanlarda gelişmeyi, yemden yararlanmayı, et ve süt üretiminde artışı sağlar.  İşkembede oluşan ve geviş getirenlerin enerjisini sağlayan uçucu yağ asitlerinin oluşumunu arttırır. Yine insanlarda olduğu gibi, barsaklardaki yararlı bakterilerin çoğalmasını, zararlı bakterilerin azalmasını sağlar.  Gebeliğin son döneminde koyunlara verilmesi gebelik toksemisinin önlenmesi yönünden yararlıdır. Karaciğeri koruyucu etkisi vardır.  Gebeliğin son döneminde ineklerin yemlerine katılırsa ağız sütünün kalitesini yükseltir.  Verdiği enerji ile loğusa ineklerdeki ani zayıflamayı önler ve en kısa sürede tekrar kızgınlık göstermelerini sağlar.

MOS

Yine süt inekleri rasyonlarına Lactobacillus acidophilus ilavesinin süt verimini arttırdığı ifade edilmiştir. Prebiyotiklerin de, probiyotikler gibi bağışıklık sistemi üzerine olumlu etkileri vardır. Ancak MOS’lerin barsak kanalında doğal mikroflora ile birlikte yararlı bakterilerin çoğalmasını hızlandırmasının yanında, patojen mikroorganizmaların barsak epitel hücrelerinin yüzeyinde tutunmasını sağlayan bakteri fimbrialarına bağlanarak, patojenlerin barsak kanalına tutunmalarını ve enfeksiyonu başlatmalarını engellediği ifade edilmektedir.